11 Eylül 2013 Çarşamba

Köpükler

L'ecume des Jours
Bir gün bir kız "Yaprak Kitabevi"ine gitmiş. Okuldan çıktığında aşağı doğru arnavut kaldırımlarının onu getirdiği yer burası olurmuş çoğunlukla. Dergi köşesi merdivenlerde durup bakılan, küçük kaset diyarı aşağı bölümde. Sağda yabancı yazarların kitapları, solda Türk yazarlar. Şiir bölümü neredeydi tam hatırlayamıyorum. Mabelle birlikte ne istediğimizi bilmeden dolaştığımızda oldu, bilip isteyemediğimiz, telaffuz edemediğimiz yazarlar, şairler ve müzisyenler de. Ama o müzik hep benimleydi. Bazen çalan müziklere hayran kalıp paramın yettiği kadarını almaya çalışırdım. Dinlemek istediğim bütün albümleri açıp bana dinleten, ruh halime göre bana kitap öneren o kitapçı kızı hiç unutmam. Gülümserdi ve anlarda beni. Boris Vian'ın "Yürek Söken" adlı kitabını önerdiği gibi. Kıza bu kitabı önermesi için nasıl bir enerji yaymış olabileceğimi bilmiyorum. 80'lerde genç olanların sahaf-kitapçı hikayeleri gibi benimde bir kitapçı hikayem olsun istedim. Bu güzel anılar "Günlerin Köpüğü" filminde geldi aklıma. Fonda çalan müzik ise sanırım Beatles,dan Hey Jude...

Ceren'13



9 Eylül 2013 Pazartesi

canhıraş

kağıda dökülmesin diye içim acıta acıta yürüyecek yolunu zaman. bir şeyler var süpürdüğüm kapıdan dışarı, karnımda ve ellerimde bir yokluk. saçlarım küçük bir çocuk, parmak aralarımda dağlar ve yanıyorlar.
günün en güzel saati, en güzel anıları biriktirmenin vakti.
asma yapraklarına sardığım bir inci oluyor bakışın, sürüklenerek ve ağzımız kapalı, gözlerimiz bir başkasını görmeyi öğrenmemiş daha.
sen yüzünü kaldır topraktan
elinde bir balık var, kollarında yapraklar
kollarında ırmaklar ve çocuklar
kavuşamayan bir ateş yerinde
sırtını acıtan
sar kendini o ateşe
dağlanarak koş
anlatamadığın bir kusur dilinde
ininde bir aşk
at kendini o ateşe

Temmuz'2013Ceren