30 Ekim 2013 Çarşamba

fırtına

dünyanın çatısı uçuyor bak
yeryüzünde sen öyle durgun
iskeleler yıkılırken, ağaçlar devrilip can alırken
yüreğinde sen sessizce oturmuş
mavi bir evin basamaklarında
yalnızlığın solosunu söylüyorsun
elinde bir kelebek
karnından çıkarıp sakladığın...
gözlerinde ki dalgakıranı yıkmaya geldim.



sırt sırta verip dertleştik saçlarını ördüğün o güzel fotoğrafınla.
her şey kaldığı yerden, tüm yıkıntılar temizlenmiş
tüm güzel şarkılar çalınmayı bekliyor.



30ekim2013'Ceren

8 Ekim 2013 Salı

eski zamanlardan bi yazı....

Tek bildiğim şey bir gün -herkes gibi- öleceğimdi. Birden uyandım ya da hiç uyumamıştım aslında… kaybolup gitmekten korktum. Kendimi var edememekten korktum. Hayatta her şeyi yarım bıraktığım için kızdım bir an kendime… ne çok kılığa bürünmüştüm isteyerek ya da istemeyerek.

Düşünüyorumda: insanlar daha az konuşmalı galiba.... çünkü, ne zaman konuşsalar yalan söylüyorlar.  Altı gün boyunca hiç konuşmasanız mesela... ama hiç...Susma’nın tadını çıkarsanız. Tepkisizce izleseniz sadece...
                                                         ***
Ben hep denerim "hayat"ı, insanın ‘deneyerek’ öğreneceğine inanırım çünkü…
Bir gün çocuk olurum, oyun parkında bulurum kendimi, ertesi gün yetişkin bir kadın rolüne bürünüp giyerim topuklu ayakkabılarımı, bugün öğrenciyim, yarın çalışan sonra da bir bakmışsınız kedi olmuşum. 

***

Tanıştığımız her insandan, gittiğimiz her yerden, okuduğumuz her yazıdan, dinlediğimiz her söyleşiden, izlediğimiz her tiyatro oyunundan öğrenecek bir şeyler vardır. Sadece o an da senin algılarının öğrenmeye açık olup olmadığıyla ilgilidir belki de…

Kaybettiğimi sandığım ilham perimi buldum, içimde bir yerlerde saklanmıştı sadece… müziğin ritmini duyunca kendiliğinden çıkageldi. Uzun zaman olmuştu, yoktu ortalıkta, sordum “nerelerdeydin?” dedim. Ukala bir tonla cevapladı : “Bunu bana sen mi soruyosun Gülçin, beni senden uzaklaştıran da sensin, yakınlaştıran da…” dedi.
***
Şimdi hem yürüyorum hem dans ediyorum. Dram’dan besleniyorum, çok düşünmüyorum aslında, yine de yaşıyorum. Mutsuz olmaktan korkuyorum.
-          Neden? Dedi.
-          Bilmem.
-          Sen hep böyle bilmez misin?
-          Bilmem.
Sessizlik.
"Korkularından kaçamazsın, hayatını sonuna kadar deneyerek yaşayamazsın, ölene kadar umarsızca sırtında çantan gezemezsin, her zaman istediğin yerde olmazsın…." dedi

-          --Neden olmasın ki… dedim.


   Gülçin Güler...