çok önemli işler yapmak için güneş doğmadan hazırladım kahvaltıyı, sonra otobüse bindim uyur uyanık, dayadım kafamı cama... uyumak ne güzeldi öyle. rüyalar gördüm, yaşamış olduklarımı ve yaşa-yamamış olduklarımı, yol geçiyordu, ağaçlar uyanıkken, rüyalar uykudayken benimle yol alıyordu. kalbime bir şey oturdu. nereye gitsem yalnızlığım, nerede dursam yalnızlığım konuştu benimle. yolculuğun sonunda kafamı cama çevirdiğimde gördüğüm o manzara soğukların ardından, vücudumun benden ayrı titreyişlerinin, yorgan ve battaniyeden sonra bir mola, nefesti sanki. sıcak akdeniz ikliminin bu denli cazip geleceğini düşünmemiştim hiç. burada insanların yüzünde koca bir sırıtış, anlamsız... biraz bana doğru, biraz benden öte... aşk bu topraklarda buldu beni. bu toprakları terk eylemek zor, ama aşk başka bir toprakta oturmuş beni bekliyor da olabilir. peşine takılıp gidebilirim, peşime takılmalı yahut.
rahat bırakıyorum, rahat değilim ama.
en sevgili yanımla durduğumda, hazırım. sen de hazırlanmalısın.
kalbime oturan şeyi kaldırmak için ben çok çaba sarfettim, başkalarının kalbindeki yükleri de ben kaldırdım.
yükten öyle afalladım ki kalbimdeki oturağa ben yalpalayarak oturdum.
![]() |
| imogen cunningham/ 1952 |
'sevgili limon
içimiz "akdeniz" filmindeki gibi olmadı
ben ayrılık şarkıları dinleyerek uyumaya çalıştım
öyle çok yağdı ki yağmur, zeytin ağaçları öldü
ah limon, korkuyu icat ettim, çok üşüyorum.' Birhan Keskin/Ba
2011'Ceren



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder