10 Nisan 2012 Salı

şahane!


gece yatağımda uyumaya çalışırken gördüğüm o beyaz ışıklar, odanın içini gündüz gibi aydınlatan, aklımı bedenimden ayıran sesler, gürültüler, korktuğum ne varsa unutturuyorlar bana. denizin üzerimizden geçtiği küçük bir hayal inşa edip içimdeki tüm vesveseleri erteliyorum. denize baktığında insan bunları mı hissetmeli içinde, sessiz bir dalgalanmayla gecenin içinden akıp giden, tüm köşelerimizden geçerek dolunayın parıldadığı o su kütlesi için yalnızca ben mi korku filmi senaryoları yazıyorum acaba?

kaybetmekten korkarak, kaybolmaktan kendi içimde...
yavaş yavaş kimse görmeden küçülmek 
ve eriyerek bir paspasın altına girmek 
herşeyi görerek; ama engel olamadan 
ve ihtiyaç duyulmadan yerinden çıkarılmayan
bir anahtar gibi yüzüme yaklaştırdım gerçekleri

"Magnifica Presenza"














tepelerden çıktım, nefesim yetmedi
molalar verdim, tepelerden aşağı indiğimde
aşkı seyrettim kordonda yürüyordu, 
aşkı takip ettim karanlık bir sokakta
otobüste beraberdik aşkla
aşk balkondaydı el sallıyordu
aşkı gördüm ağlayarak gidiyordu
aşk sarılmıştı, film izliyordu
çikolata yiyordu aşk,
aşk şarkı söylüyordu ona.


Nisan'2012,Ceren 

1 yorum:

  1. yalnız kalmanın faydası da bu olsa gerek, güzellikler dökülmüş yine kaleminden :) Kader.

    YanıtlaSil