2 Aralık 2012 Pazar

Metro ve Kitap



Ankara'da bazen sokaklarda kaybolmayı diliyorum. Şehre indiğimde buz gibi bir ayaz beni karşılıyor.   Sonra yavaşça gün doğuyor. Yürüyen merdivenler senfonik bir gıcırtı içinde, metronun kapıları açılıp kapanıyor hiç durmadan. Günde biletimi kaç kez okuttuğumu sayamıyorum; çünkü yürürken, dolaşırken katmerlenen yorgunluğum kendini göstermiyor. Ta ki eve giden son otobüsün koltuğuna oturana değin. Yerden kaldırmadığım kafamı kaldırıyorum arada bir yeni şeyler görüyorum, gülüyorum, hatırladığım şeyler de oluyor, durup kafa yoruyorum. Ama en çok yolun ortasında durup düşünmeyi seviyorum, hiç yadırganmadan öylece durmak.
Okuldan çıkıp avare avare dolaşırken kitap alma isteği içimden baş verdi. Her zaman ki gibi bir ritüel. Metroya bindim, cuma idi. Gazetelerin kitap eklerinin çıktığı gün, cuma. Teknolojik bütün imkanlara sahiptim; ama internetim yoktu. Canım da nasıl seyahat ve yemek ile ilgili roman ve deneme okumak istiyor anlatamam. Biraz araştırma yapıp kitapçıya dalmak istiyorum. Ama yapamadım, imkanlar el vermedi. Bir adam çantasının üstünde tuttuğu kitap eklerini karıştırıyordu, benim aklımda tilkiler, metronun soğuk demirlerine tutunmuş gidiyorum. Adama yönelip kitap eklerine bakabilir miyim dedim. Uzattı bir tanesini, kitaplar ile aran iyi sanırım dedi ve bir sürü kitap önerdi. Bir tane kitap örneğin Beowulf ile ilgiliydi. Yıllardır yayınevlerine bunun çevrilmesi için mektuplar yolluyormuş. En sonunda diyor basıldı. 'John Gardner- Grendel': bir canavarın gözünden...


Kitabın türkçesi YKYden basılmış. Başka kitaplarda söyledi. Örneğin geçen gün bizim için tiyatro bileti alıp, dar zamanımızda sanattan bir nefes almamızı sağladıkları oyunun kitabını okumamı önerdi. Ve o oyun, o sahne dekorları son zamanlarda izlediklerimin en iyisiydi. Oyun biraz uzun sürmüştü, bazen kopukluklar yaşamadım değil; ama yine de değerdi. "İstemem, eksik olsun." tiradı ile  Cyrano de Bergerac. Ankara Devlet Tiyatrosu'nda izledik.

Sonra adam kendi yaptığı çevirilerden bahsetti. İyice kulak kesildim, kim di ki bu adam? Poe'yu okur musun, Dost Yayınevinin Poe'nun bütün öykülerini 3 cilt halinde çevirmiş ve başka bir çok kitabın da farklı yayınevlerine çevirisini yapmış. Adını sormadım; ama metrodan indiğimde kendimi önce YKY Kitabevinde buldum, henüz çıkmamıştı Grendel, ancak 2 hafta sonra. Bunu aklıma not aldıktan sonra, koşar adımlarla Dost'a gittim. Poe'nun kitaplarını aradım ve buldum. Evet doğru diyordu. Öyle bir seri var ve çevirmende: Hasan Fehmi Nemli imiş. Benim adıma dolu dolu bir gün oldu. Bir gizemi keşfetmiştim gibi gururluydum. Çantamda Edgar Allan Poe, Bütün Öyküleri 1 ile eve yol aldım.

2Aralık2012'Ceren

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder