8 Aralık 2010 Çarşamba

ruhumdaki çatışma

     
      Bu bir yol. Her zaman su gibi akmıyor. Önemli olan her şeye rağmen devam edebilmek. Hayatına sahip çıkabilmek.Ve bir yerlerden başlamak gerek... Başlamak içinde: radikal bir kararsa gerekli olan, cesurca almalı; hiç vakit kaybetmeden.
      Yine kalbimin; aklımın pençesinde kıvrandığı an'lardan birindeyim. Düşüncelerim isyanlarda, duygularımsa en güçlü nutuklarını atmakta. Aynayla her karşılaştığımda; gördüğüm bedenim değil: içimdeki çatışma...
Tam kendime kızmaktan vazgeçip, kabullenmeye başladığımı hissettiğim anda; şu sözü görüyorum:
"YIKIM, DÖNÜŞÜME GİDEN YOLDUR."
      Sonrasında uzun ve ketum bir sessizlik. Şimdi ise yeniden başa döndüm.
gülçin güler

4 Kasım 2010 Perşembe

şimdiki zaman...!

          Yakınıyorum sanma, sadece bir mısra ve sadece beğendim-O kadar-  Derin anlamlar arama altında, hüzünlüyüm bugün. İçimde garip bir sıkıntı, karmakarışığım.
         Korkuyorum, uçmak istiyorum, sakinleşmek, zıplamak, haykırmak, kavga etmek, saatlerce bisiklet sürmek, sabaha kadar dans etmek, içmek, temizlik yapmak, sürpriz yapmak ve gülmek istiyorum. İşte bu yüzden korkuyorum kendimden…Dengesiz ruh halim, isteklerimden belli olsa gerek; garibim bu ara. Dinlediğim şarkılar mı, uğraştığım şeyler mi, gittiğim yerler mi neydi beni garipleştiren. Belki boş yeredir, sebep aramam. Nedensizdir bu halim. Her zaman bir sebep mi olmalı tuhaflığıma. Zaten sıkıldım açıklamalardan, bunaldım, boğuldum.
      Yeniden, büyük bir değişimin tam ortasındayken ben, ket vurdum kendime… dalgınlaştım, sinirliyim hayata, içime atmaya başladım.  
Acilen ‘Beni’ kendimden kurtarmam gerek… 

22.10.2010 / Kaleiçi- Antalya 
Gülçin Güler

22 Ekim 2010 Cuma

heykel

Tahran Bienalinden

heykel

Penceredeki ayak gibi izliyorum sokağı
Bir heykelde.
Gideceğim buralardan diyorum
Kesik bir el gibi
Çok mu hayat istiyorum
Bedenime bir ruh
Siz uyurken geceleri
Açık gözlerime bir düş…

8haziran’2010/Ceren 

8 Ekim 2010 Cuma

kanaviçe

huzurun ayak sesleri nereden geliyor? bu ışık gerçekten mi orada? bu kısılıp kaldığımız kapandan çıkabilecek miyiz dediğimde insanların yüzünü akıtmasından usandım. birbirimize olumsuz düşünceden başka ilettiğimiz ne var ki. haber programlarını izlerken bugün içimde bir sıkıntı olduğunu farkettim, kimseye yardım edememek, oturup kalmak, birileri koşarken, sürünürken, tırmanırken, yorulduğu için uyuyup kalırken yatağında, terlerken, kolları bacakları ağrıdan sızlarken, balçığın içinde yuvarlanırken ve uçaklardan bırakılan yardım kolilerine el açmış beklerken çaresiz, unutulmuş ve terkedilmiş benim öylece oturup kalmam...
oturmadım yürüdüm... yürüdüm... hissettim hepsini içimde, kollarımda, beynimde. beklemedim ona doğru gittim. bir şeyler yaptım kendim için, onlar için. kendimi hafifletmek ve bir yandan da ayaklarıma taş bağlamak için. ilmek ilmek...

8Ekim'10 Ceren 

7 Ekim 2010 Perşembe

hayatı ertelemek!!!

Yaparım dediklerin, 
Yapamayacakların olmuş...
Hayat boyu kaybedip durmuşsun...!

örnek erteleme cümleleri;
- neyse bu kitabı haftaya okurum,
- spor yapmaya önümüzdeki ay başlamam daha iyi olur,
- ailemi görmeye diğer bayramda giderim,
- kuzenler toplanıyormuş neyse ben bir dahaki toplanmaya yetişirim,
- dil kursuna 2 ay sonra yazılırım,
- "aaa güzel bir filme benziyor" ama bu saatte sinemaya gidemem sonra giderim,
- bu akşam konsere ayırıcak zamanım yok ama söz bu grup bi daha geldiğinde mutlaka gidicem,
- bir enstirüman öğrenmeyi isterim ama şu sıralar zamanım kısıtlı ileriki yaşlarda inşallah...
..........vs....
derken bu liste uzar gider.?? daha sonraların, ertelemelerin sonu gelmez.
zaten ertelediğimiz, sonra yaparım dediğimiz ; hiç bir şeyi de yapamayız.
hayat öylesine, kuru kuru geçer gider...

Gülçin Güler

10 Ağustos 2010 Salı

sabretmek yeni bir başlangıçtır


öyle diyorum, sabrediyorum. hayatta bir çok şeye sabrediyorum, zamana, saatlerin tik taklarına, otobüsün dönen tekerlerine, salonda dönen pervaneye, kuş seslerine, su seslerine, yüzümden akan, nehir gibi yazdan ilkbahara taşan alnımın terine... bir çok zarf açıldı ve gördük içindekileri, bilmesek başka bir zarf atıldığını bize doğru, beklemesek onu keşke. bir elim diğer elime değer verse, aynadaki kirli, eskimiş, sıçramış lekelerde çoğalan bir an daha olmasa. yinelemesem keşke.
bu bir iç yangınıdır. sönecektir, öyle diyorum. 
ben bir arkadaş buldum içimde.

10Ağustos'Ceren 

30 Temmuz 2010 Cuma

ARKADAŞIM BADEM AĞACI

Sen ağaçların aptalı 
Ben insanların
Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış.
Açarsın çiçeklerini .
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
Bir güler yüz, bir tatlı söz.
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hem de bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koş desinler bize şaşkın
Sonu gelmese de hiç bir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya.
                                            AZİZ NESİN

(sevdiğim şiirlerden biri, Gülçin Güler)