25 Ağustos 2012 Cumartesi

Günlerim

uyuyorum, kapının zili çalıyor, benim kapımın zili hiç çalmaz ki yüreğim hızlı hızlı çarpıyor. kapının deliğinde bir mum.:) sileceklerin iflas ettiği yağmurlu bir gün, ayakkabıların içine suların dolduğu, pantolon paçalarının hafif çamura bulandığı, akşamında sıcak bir battaniye aradığım bir araba yolculuğu :) ya da güneşli bir gün, tahta bir masanın etrafına toplanılmış, iyiliğe güzelliğe kaldırılıyor kadeh, bir köpek havlıyor; ama ona köpek dememeliyiz. bir sokakta masalar dolusu insan, gitarı ve yüksek sesi bırakıp gidiyoruz fasıla... en içten dileklerimizle döküyoruz kurtlarımızı. :)daha da geriye gitmeye başlıyorum. pastayı getiriyor garson, sürprizi yapanlarda şaşırıyor.:) daha geriye gidiyorum. bir çocuk geliyor yanıma. şimdi yıkıldı "delicia"da kahve ve pasta.

Geç kalmış bir yazı bu. Bir kısmı telaşla gecen hayatımdan geriye kalan günleri uyuyarak geçirdiğim  dakikalarda dökülmüş bir satır. Ölümü gördüğüm, hayallerimi gördüğüm uzaktan, o uzağa yaklaştığım bir yazdan. Kalbin korku ve askla çarptığı bu yazda ellerimi ağlattım. Kimse yoktu ve olanları kalbime anlattım. Yalnız büyüdüğüm odamda baskalarını da ağırladım, kalabalık ailenin tadı ne güzeldi. Kendini bulamadan uyunan geceler sakin ve korunaklı... 

Ceren,28.05-25.08
Günlerim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder