açıldı rahmin ağzı, düştüm dünyanın eline. yolumun üstünde bir kundak, içinde yeni bir gün. dünya aldı sırtına beni, savurdu. önümden, arkamdan ayrılmadı. gölgemin bir izi oldu. gölgemi kendine sakladı, savurdu beni. kızdı bana, sarkık yanaklarıma... kemiklerimin elmalarına gizlendi ve gamzem oldu. sevdi beni, parlak kirpiklerimi, çarpıp duran gözbebeğime.
düzensizce yazmayı seviyorum. sevdiğin düzensizlik içinde, en fazla düzeni kurmaya çalışanın da ben olduğumu daha yeni yükselen burcumdan öğrendim. doğumumla ilgili bir soru işareti var aklımda bir tilki. sayılan parmaklarım ve tutunmadığım gül memelere...
inerken, çıkarken merdivenlerden çöküşünü an be an izlediğim bir adamı gördüm. çiçekle başladığı hayatını, elinde kocaman, çiziktirilmiş kağıt parçasıyla, uzayan sakallarıyla bitiriyor. bir adamın çöküşü, bir yerde bir hayatın üstüne yağıyor olmalı şimdi. yazın nemli sıcağında, aniden kararan havanın ardından çıplak omzuma çarpan büyük hacimli ve soğuk yağmur taneleri gibi.
yavaş yavaş gitmeliyim bu yolları. dökülen incilerimi toplayıp,
kaldırınca yüzümü karşımda minik, kırmızı bir kutu, açtım kapağını, duydum bana doğru koşan siyah atın nal seslerini. kapattım kutuyu, bir korku var içimde, aklımda bir tilki. koştum elimde kutuyla atın geldiği yöne doğru, kafamdaki madenci fenerini yaktım. ellerimi meşale yaptım. çarpıştım atımla, avcumun içini sürttüm siyah kalın kuyruğuna, beyaza boyadım. yere yavarlandım. sağ yanağım çizik içinde kaldı. kanadı. kanım kutuya bir şey anlatmaya çalıştı, kırmızı kutuda bana fısıldadı. geçtim geçmiş yollardan, varacağım yolların patikasındayım.
kaldırınca yüzümü karşımda minik, kırmızı bir kutu, açtım kapağını, duydum bana doğru koşan siyah atın nal seslerini. kapattım kutuyu, bir korku var içimde, aklımda bir tilki. koştum elimde kutuyla atın geldiği yöne doğru, kafamdaki madenci fenerini yaktım. ellerimi meşale yaptım. çarpıştım atımla, avcumun içini sürttüm siyah kalın kuyruğuna, beyaza boyadım. yere yavarlandım. sağ yanağım çizik içinde kaldı. kanadı. kanım kutuya bir şey anlatmaya çalıştı, kırmızı kutuda bana fısıldadı. geçtim geçmiş yollardan, varacağım yolların patikasındayım.
28.05.2010'Ceren

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder