26 Nisan 2010 Pazartesi

patlamış mısır

İsmailcem televizyon ödülleri yapılacağını duydum okan bayülgen'in krallığından birinde. derken antalya'da Atatürk Kültür Merkezi binasının dışına devasa bir "İsmail Cem Televizyon Ödülleri-Antalya-24 Nisan 2010" yazısı asmışlardı. uzaktan geçenler bile görebiliyordu. artık ilgim çekilmişti. halk oylamalarına katıldım. arkadaşlarımla paylaştım bu bilgileri, merak ettim durdum; çünkü sevdiğim sevmediğim bir çok oyuncuyu orada bir arada görebilme ihtimalim vardı. üç kişiyi götüreceklerdi geceye, bir de üç partner. gün geldi çattı. reklam panolarında Antalya'nın her açıdan kazanacağı yazıyordu. eve geldim heyecanla kazananlar listesinde adımı görmeyi umut ederken. acı gerçekle yüz yüze geldim. gidemiyordum. gülçin (blogdaşım) çareler aramaya girişti. çarenin biri gelin, ben hallederim bile dedi. hemen bir güzel giyindik, bihter'den eksik kalmamak için topuklu ayakkabılarımı da giydim. yürüdük yürüdük ve olay mahaline yaklaştık. in cin top oynuyor. binanın içi karanlık, kapıları kapalı. etrafta sadece 23 Nisan'dan unutulmuş çocuklar... şenlikleri... hemen güvenlik görevlisine sorduk. bize durumu kısaca izah etti. Ödül Töreni Mardan Palace da imiş. Mardan Palace ne yaa, hem halk oylaması yapıyorlar hemde halkın adını ağzına alamayacağı bir otelde yapılıyor gece. günlerden 24 Nisan 2010 ve biz patlamış mısıra döndük. eve erken dönersek geceye katılamadığımızı ve içimizdeki yanan ateşi göreceklerdi. metin olmaya çalışmak için pastayla taçlandırmak istedik bu geceyi, pasta bayattııııı... çatal girmiyordu bile. başımız önümüzde döndük, alıştıra alıştıra anlattık olanları ve elimizde tuzsuz diyet çekirdeklerle geceyi televizyondan canlı olarak izledik. amannn... iyi ki gitmemişiz, hiçççççç beğenmedddimm. hııh.!!

26Nisan'10/Ceren

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder